02 Şubat 1992
Tango yapmayı bilenlerden misiniz?
Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü Başkanı
Profesör Muhan Soysal, benim çocukluk arkadaşımdır.
Amerika’nın
Corneille Üniversitesi senatosundan çok çok yıllar önce, ondaki
"Profesör olacak çocuk" cevherini, biz ortaokul arkadaşları keşfetmiştik.
Anne ve babasının verdiği adından çok, arkadaşlarının taktığı
"profesör” adıyla tanınırdı ortaokul yıllarında.
Eski dostlarıma toz kondurulmasından hoşlanmadığım için, onunla ilgili bir söylenti kulağıma gelir gelmez, hemen telefona sarıldım:
"Tango nasıl yapılır, onu öğretiyormuşsun derste, Profesörcüğüm" dedim
"Doğru mu bu, Allahaşkına?”
Prof. Muhan Soysal, telefonda sorduğum soruma, bir öğle yemeği masasında yanıt verdi.
Sınıfa girdiğinde birgün, kağıt kalemlerini çıkarmalarını istemiş öğrencilerinden:
"Size bu ders ve bu dersi izleyen iki ders boyunca tangoyu anlatacağım... Çok dikkatli not tutun” demiş ve... Tangonun önce tarihinden başlamış, sonra müziğinin ritmine geçmiş, daha sonra adımlarının temposuna ve biçimlerine, bir kavalyenin bir bayanı tangoya nasıl davet edeceğine, onun elini ve belini nasıl tutacağına kadar tangoyla ilgili ne kadar bilgi derlemişse, bu bilgilerin tümünü üç ders boyunca not ettirmiş öğrencilerine.
Üçüncü dersin sonunda da bir hafta çalışma süresi vermiş öğrencilerine:
“Gelecek hafta bugün, tangodan sınavınız var" demiş
“Dikkatli hazırlanmanızı öneririm.”
Prof. Soysal, sınavın sonucunu da açıkladı:
“Sınıfın ortalaması, yüz üzerinden doksanüç oldu” dedi.
"Çocuklar öylesine dikkatle not tutmuşlar, tuttukları notları öylesine dikkatle ezberlemişlerdi ki, kendilerine anlattıklarımı hemen hemen aynen yazmışlardı sınav kağıtlarında.”
Sınav sonuçlarını açıkladığı gün bir de sürpriz yapmış öğrencilerine:
"Tüm öğrencilerimi fakültenin alt katındaki kafeteryaya indirdim o gün" dedi.
Kafeteryada her şey, önceden hazırlandığı gibiymiş.
"Duvar diplerine sandalyeler ve masalar sıralanmıştı. Kafeteryanın orta bölümü ise boş bırakılmıştı. Köşelere ve bir iki değişik yere tam altı tane video kamera yerleştirilmişti. Salona ayrıca, özel bir ses düzeni kurulmuştu.”
Öğrenciler istedikleri yerde oturup, ne olup biteceğini merakla beklerlerken, olup bitecekleri
Prof. Muhan Soysal, yüksek sesle bildirmiş:
“Şimdi herkes tango yapacak" demiş
“İşte müzik başlıyor...”
Ve ses düzeninin düğmesine basıp, tango müziğini başlatmış.
Erkek öğrenciler, kız arkadaşlarına yaklaşıp, onları tangoya davet ederlerken ve sonra da salonun ortasında birlikte tango yaparlarken, çevredeki altı video kamera da, onların tüm hareketlerini kaydediyormuş.
“Tam iki saat süreyle tango yaptılar öğrencilerim” dedi.
Prof. Soysal “Kendilerine üç ders boyunca anlattığım tüm bilgileri eksiksiz öğrendiklerini sınavda doksanüç ortalama alarak kanıtlayan öğrencilerime şimdi, bu bilgilerini uygulama olanağı vermiştim. Onlar, gerçek sınava şimdi giriyorlardı. Benim anlattıklarımı ezberleyerek yüksek not aldıkları sınavdan sonra şimdi de, anlattıklarımı ne ölçüde öğrendiklerini saptamak için bu uygulamalı sınavı yapıyordum."
Prof. Muhan Soysal, videobanda kaydedilen
"tango görüntülerini” günlerce inceledikten sonra, öğrencilerine bu uygulamalı sınavın notlarını da açıklamış:
“Korktuğum sonuçtan kaçış yokmuş meğer” dedi.
“Uygulamalı sınavda sınıfın ortalaması yüz üzerinden sadece otuzüç olabildi."
Prof. Soysal, bu farklı sonucun tek nedeninin
“teori” ve
“pratik”teki farklılıktan kaynaklandığını söyledi.
"Biz hocalar kürsüde hep birşeyler anlatıyoruz, anlatıyoruz... Sonra da sınavlar yapıyoruz... Anlattıklarımızı bülbüller gibi ezberleyip, anlattığımız biçimde bize geri verebilen öğrencilerimizi başarılı kabul ediyoruz, onlara geçer not veriyoruz. Anlattıklarımızı uygulamaya kalktıklarında ise onların başarısızlıklarına bakıp, notlarını kesiyoruz. Tabii bu arada, gerçekte kendimizin ne denli başarısız olduğumuzu görmezlikten geliyoruz...”
Sadece bakmakla öğrenmek mümkün olabilseydi, tüm kediler kasap olurdu.
Sadece bakmakla öğrenilemediği için, kediler de kasap olamıyorlar.
Oysa bıçak tutabilselerdi, satır kaldırıp indirebilselerdi, bir dananın budunu gövdesinden ayırabilseler, kıymalık etlerini kemikten sıyırabilselerdi, kediler de pekala kasaplık yapabilirlerdi.
Herhangi birşeyi tam olarak öğrenebilmesi için kişinin, öğrendiği teorik bilgilere ek olarak o bilgileri uygulamayı öğrenme de gerekiyor.
Eline enjektör vermediğin bir tıp öğrencisine, sadece teori bilgilerle, iğne yapmayı öğretmezsiniz.
Bir havuzda ya da bir deniz kıyısında uygulamalı ders veremediği öğrencisine hiçbir yüzme öğretmeni, sadece teorik bilgilerle yüzme öğretemez.
Bir sürücü öğretmeni ise, uygulamalı ders görmeyen sürücü adayına, onun sadece teorik bilgilerine güvenerek sürücü ehliyeti veremez.
Herhangi birşeyi tam olarak öğrenebilmesi için kişinin, öğrendiği teorik bilgilere ek olarak o bilgileri uygulamayı öğrenmesi de gerekiyor.
Yoksa... Bir Yeniköy yalı bir Boğaziçi sırtı öğretim kürsüsü ve beş yıldızlı bir Ankara otelinin oluşturduğu üçgenin dünyasından ülke sorunlarını çözmeye kalkan bir profesöre benzer ki...
Eşinden başka tüm ulus,
Zati Sungur seyredercesine bir hararetle bekler o zaman, tangoyu nasıl yapabileceğini o kişinin, hakikatta…
Etiketler:eğitim sitemi, ezbercilik, ODTÜ, Prof. Muhan Sosyal, Profesör, sınav sonuçları, sınav sorusu, Tango yapmak, teori