20 Eylül 1992
Bir ninni makinesi…
Savurganlığa karşı herkesin bir önlem arayışı içinde olduğu şu sıkıntılı günlerde,
Amerikalı “hayali profesör" Profesör Butts da, uzun çalışmaları sonunda kendine özgü bir savurganlık önlemi icad etti.
Prof. Butts'ın
bu icadı sayesinde, evinizde açık unuttuğunuz pencereniz, yağmur yağdığında otomatik olarak kapanmakta, dolayısıyla evin içine dolabilecek yağmur sularının, döşemeden sızıp, alt kata damlayarak, alt kattaki kiracının çorbasını soğutması önlenmiş olmaktadır.
“Amerikan Yöneticiler Derneği"nin
yayın organı
“Yönetim" adlı dergide
“kapak öyküsü” olarak yer alan bu icadın işleyiş yöntemini, bir yandan da grafikten izleyerek açıklayalım:
Yağmur yağmaya başlayınca, sesi ve serinliği, açık unutulmuş pencereden içeri girer. Su ve serinlik özlemi çeken kurbağa
(a), yağmurun sesini ve serinliğini duyar duymaz, sevinçten zıplamaya başlar.
Kurbağa zıplayınca, boynuna bağlı ip
(b) çekilmiş olur. Bu ip çekilince, ucundaki kanca
(c) havaya kalkar ve kancaya bağlı sıcak su torbası
(d) kancadan kurtularak, aşağı doğru kayar.
Sıcak su torbası, üzerindeki tahtadan kayıp üç ayaklı bir sehpanın
(e) altına girer. Sehpanın üstündeki kapta bulunan maya
(f) sıcak su torbasının verdiği ısıyla kabarıp, yükselir.
Kabaran maya, üstündeki plakayı
(g) yukarı iter ve bunun sonucunda da, plakanın ucundaki kanca
(h)havaya kalkar.
Havaya kalkan kanca, tutmakta olduğu yayı
(ı) boşaltır, boşalan yay da, ucundaki oyuncak otomobil tamponunu
(j) ileri fırlatır.
Yayın boşalması sonucu fırlayan oyuncak tampon, önünde duran maymunun
(k) ensesine vurur, ensesinden bir tampon darbesi yiyen maymun ise, aşağıdaki masaya
(l) düşer.
Masaya düşen maymun, ayağını muz kabuğuna
(m) basar ve muz kabuğunun kayması sonucu masadan aşağı yuvarlanır.
Muz kabuğunun ayağının altından kaymasıyla dengesini kaybedip masadan yuvarlanırken maymun, can havliyle kollarını kaldırır ve tavandan sarkan iki halkaya
(n) tutunur.
Maymunun ağırlığı, halkaların bağlı olduğu ipi
(o) aşağı çeker, çekilen ip ise, öteki ucunun bağlandığı pencereyi
(p) aşağı indirerek, pencerenin otomatik olarak kapanmasını sağlar.
Yağmurlu havada açık unutulan pencerenin kapanmasıyla, yağmur sularının eve girmesi önlenir ve döşemede birikebilecek suların alt kata sızıp, yemek masası üzerindeki sıcak çorbanın içine damlamasının önüne geçilir.
Ve sonuçta,.. Havagazı ya da tüpgaz kullanılarak ısıtılan çorba da, üst kattaki dalgın kiracının yağmurlu bir havada penceresini açık unutması yüzünden, bu icad sayesinde soğumaktan kurtarılmış olur.
Prof. Butts'ın,
gaz harcanarak ısıtılan bir çorbayı soğumaktan kurtarıp, savurganlığa karşı etkin bir önlem olarak geliştirdiği bu icadı,
Türkiye'de daha geniş bir amaçlar yelpazesinde kullanılabilir.
Başbakan Süleyman Demirel bu icadın büyük bir krokisiyle televizyon ekranına çıkabilir ve...
Güneydoğu Anadolu'daki sıkıntıları bu icadla nasıl çözümleyeceğini açıklayabilir.
Yağmur sesini ve havanın serinliğini duyunca kurbağanın su özlemiyle zıplamasından başlayarak, ipi çekmesinden, ipin kancayı kaldırmasından, sıcak su torbasından, mayanın kabarmasından, tampon, maymun, muz kabuğu ve tavandan sarkan halkalardan geçerek, pencerenin kapatılmasına kadar gelebilir ve...
“İşte güneydoğudaki sınırlarımızı, aynen bu pencere gibi, bir anda kapatacağız” diyerek, yine tüm vatandaşları olmasa da, kendisinin
“sevgili vatandaşları”nı
bir süre için oyalayabilir.
Beyazın da beyazı
Bakanımız Tansu Çiller ise, bu icadı etkin bir
“Enflasyon düşecek” ninnisi olarak kullanabilir.
Bu icad sayesinde,
“Hey Corc, versene borç" düzeyi bir ciddiyetle aylardır yinelediği
“Hey millet, versene bana biraz daha mühlet” şarkısını değiştirebilir.
Seçim öncesi inandırabildikleri seçmeni aynı ninnilerle daha fazla uyutamadıklarını görünce hükümetin
Pamuk Prenses’i,
bu kez
Prof. Butts'ın
icadını, etkin bir
"enflasyonu düşürme ninnisi” olarak kullanabilir.
O da icadın krokisiyle ekrana çıkabilir ve...
“Efendim, bu bir kurbağadır... Bu kurbağa, yağmur sesini duyunca kıpırdamaya başlayacaktır. O zaman siz de inanacaksınız onun bir kurbağa olduğuna” diyerek bir yandan yeni ninnisini söylemeye başlarken ve işlem tamam olunca enflasyonun da, aynen krokideki pencere gibi birden düşeceğinin müjdesini vermeye hazırlanırken...
Bir yandan da, üniversite kürsüsünde nedense bir türlü tatmaya olanak bulamadığı
“hocalığın ders verme zevkini” de, hiç değilse, bir
Açık Öğretim Fakültesi öğretim üyesi gibi, televizyon ekranında tadabilir.
Prof. Butts’ın icadının marifetleri, kimlerin ne icatlarının marifetlerini görmüş geçirmiş bizlere hiç de yabancı gelmeyecektir.
Etiketler:Amerikalı profesör, Amerikan Yöneticiler Derneği, bakan Tansu Çiller, başkabakan Demirel, çorba, ders vermek, Güneydoğu sınırları, Hey Corc versene borç, kurbağa hikayesi, mete akyol, Ninni, Prof. Butts, savurganlık, vatandaş