Yalnızca “deniz görmüş” kesimimizle, “deniz görmemiş” kesimimiz arasında değil, on yaşındaki torunum Barış’ımla benim aramda da ciddi bir gerginlik yarattı geçen ay, anayasa oylaması. Ben Barış’a “olmaz öyle şey, küçük bey” diye dayattıkça, o binbir dereden su getirdi, “neden olmaz öyle şey” savımı, kendi mantık çerçevesi içinde çürütmeye kalkıştı. Dede-torun arasındaki bu görüş ayrılığının […]
Protokol kurallarına harfi harfine saygı gösterilerek kendilerine takdim edilmemden sonra İngiltere Kraliçesi Elizabeth’e, protokol dışından, fakat yüreğimin içinden gelen bir duyguyla ne dedim, biliyor musunuz? “Gözlerinizin rengi meğer ne kadar da güzelmiş, Majesteleri” dedim “En gelişmiş teknolojiyle basılan renkli dergilerdeki fotoğraflarınızda bile, gözlerinizin bu olağanüstü rengini görememiştim… Gözlerinizin rengi gerçekten harika, gerçekten olağanüstü güzel…” […]