15 Mart 1992

DİKKAT: BRUTUS VAR…

BUGÜN, Mart’ın onbeşi... Bugün Sezar'ı vurdular Senato’da... Arkasından geldiler, sağından, solundan geldiler ve... Hançerlediler, kanlar içine gömdüler onu. Yere yığılmadan önce, iki şey söyleyebildi sadece: “Sen de mi Brutus?” diye­bildi... “Yıkıl öyleyse, Sezar” diye­bildi... Brutus, sağ koluydu Sezar’ın... O nedenle “Sen de mi, Brutus?” diye hayret etti. Sağ kolunun elindeki han­çeri gördü... O nedenle “Yıkıl öyleyse, Sezar” diyerek kendi­ne lanet etti. Shakespeare’in Romeo’sunu ve Jülyet’ini biz Türki­ye’de, nedense, onun Sezar’ından ve Brutus’ undan daha çok tanırız. Sadece tanı­makla da kalma­yız... Adını koyamadığımız bir çeşit sıcaklıkla be­nimseyip, hatta severiz de onun bu iki acemi aşığı­nı. Yaşamımızın belirli dönemle­rinde, Romeo ile Jülyet’ in sevgisi­nin sıcaklığını, acaba al al yanan kendi yüzlerimiz­de de duyduk da, o nedenle mi onla­rı kendimize daha yakın saydık, yok­sa... “Sevmişim bir kere, ölürüm de dönmem geri” arabesk yeminine bizim göstereme­diğimiz sadakati, bacak kadar bu iki sevgili kanıtla­dılar da... Her ikisinin bu erkekliğine hayranlığımız ne­deniyle mi acaba, onları kimimiz kalbimize göm­dük, kimimiz ba­şımızın üstüne oturttuk? Aslında Shakespeare’ in bu iki sevgiliciğinden çok önce, onun Sezar’ı ve Brutus’uyla ta­nışıp, onlarla belirli derecede bir ısınıklık içinde olmamız ge­rekirdi. Isınıklık içinde bulunmak­tan öte, Sezar’ı da, Brutus’u da, günlük yaşamımızın birer par­çası yapmalıydık. Hatta, önemli sorumluluk taşıyan tüm kişiler, her yıl Mart’ın onbeşini, “Brutus’u an­ma günü” ilan etmeliydiler. Önemli sorumluluk taşıyan her kişi, her yılın bu özel gü­nünü, önce Yüce Sezar’ı ve onun Brutus’unu aklı­na getirmeye... Sonra da kendi Brutus’unu düşünmeye, kendi Brutus’unu bir kez daha göz­den geçirmeye ayırmalıdır. Çünkü çoğu sorumlu kişiler, kendi gölgelerinde kesinlikle bir Brutus yeşerttiklerinin far­kındadırlar. Belirli ağaçların gövdelerin­de üreyen değişik türdeki man­tarlar örneği, belirli kişilerin gölgelerinde yeşeren çağdaş Brutus’lar ise, görünümleri açı­sından, Sezar’ın Brutus’undan değişik bir türdedirler. Sezar’ın Brutus’u türünün en belirli özelliği, elinde bir hançer olmasıdır. Oysa çağdaş Brutus türünün elinde hançer yoktur. Sezar’ın Brutus’u türü, ha­inlik de olsa, ihanet de olsa, ya­pacağı eylemini, Sezar’ının gö­zü önünde, onun yüzüne karşı yapar Çağdaş Brutus türü ise, kendini asla göstermeksizin, hedefinin sağından, solundan, arkasından gerçekleştirir, aynı özdeki eylemini. Çağdaş Brutus türünü, kla­sik Brutus türünden farklı kı­lan çok önemli bir özellik ise, aynı özdeki ihanet ve hainlik eyleminin uygulanış yöntemi­dir. Sezar’ın Brutus’u türünün hançerleyerek öldürme yönte­minin aksine, çağdaş Brutus türü hiçbir zaman öldürme yön­temini uygulamaz. Hiçbir çağ­daş Brutus, kendi Sezar’ını öl­dürmeyi aklının ucundan bile geçirmez. Bu tür Brutus’lar için Sezar'larını öldürmek, kendi kendilerinin yaşamlarına da son vermek demektir. Her çağ­daş Brutus, bir cenin örneği ana gövdenin yaşamına bağlamıştır çünkü yaşamını... Ve her biri hainliklerini ihanetlerini, hedeflerini öldürmek yerine, onları damla damla emerek yaparlar. Bizdeki çağdaş Sezar’larla çağdaş Brutus’lar arası ilişkilerde değil sadece, biri birine “can dost" diyebilecek denli birbirlerine ısınık olduklarını sanan kişilerin arasındaki ilişkilerde bile Sezar ile Brutus ikilisi geliyor, kendine edindiği yere oturabiliyor, bu ilişkinin hem de tam ortasında. Biz kim, Romeo ile Jülyet’in sevgisine özenmek, imrenmek kim? Evrensel anlamdaki sevgi simgeleri, birkaç numara büyük geliyor bizim yüreğimize. Bize, Brutus’ları öğrenmekle Brutus’ları bilmek yaraşıyor. (Bu bilgilerle buluşabiliyoruz çünkü yaşamımızın belirli dönmeçlerinde... Kasanızın anahtarlarını emanet edebileceğiniz denli güven duyduğunuz en yakın iki arkadaşınızın gözlerinin için dikkatle bakın. Büyük bir olasılıkla, orada çöreklenmiş, oturuyor durumda görebileceksiniz kendi çağdaş Brutus’unuzu. Eğer orada değilse, beklenmedik bir dost eylemi bekleyin... O beklenmedik dost eyleminin içinden çıkıp, kesinlikle dikilecektir karşınıza, hem de en belirgin görünümüyle. Kişilerin, dostlarını daha yakından tanıyabilmeleri için “Brutus’u anma günü” ilan edilse keşke, her yıl Mart'ın onbeşi. O gün Sezar'ı vurmuşlar Senato’da... Hançerlemişler, kanlar içine gömmüşlerdi onu. Yere yığılmadan önce, iki şey söyleyebilmişti sadece: “Sen de mi, Brutus?” diyebilmişti... "Yıkıl öyleyse, Sezar” diyebilmişti... Sağ kolunun hançerini yemekte geç kalmamıştı yalnız. Sağ kolunu tanıyabilmekte geç kalmıştı Yüce Sezar...

Etiketler:, , , , , , , ,

YASAL UYARI: Bu sitede yer alan tüm içerik, METE AKYOL'a aittir. METE AKYOL'un yazılı izni olmadan, bu içeriğin kopyalanması, imzalı veya imzasız kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Menu Title