MERAKLI bir turist, cam koruyucular içindeki mermer heykelciği işaret edip, müze bekçisine sormuş:
“Bu heykel kaç yıllıktır?” demiş.
Müze bekçisi, duraksamadan yanıtlamış:
“Beş bin altı yıl, sekiz aylıktır efendim” demiş.
Meraklı turist, yanıtın böylesi inceden inceden hesaplanmışı karşısında daha da meraklanmış:
"Nasıl olabiliyor da, bu kadar ince ayrıntısına kadar biliyorsunuz?" diye sormuş.
Müze bekçisi, aynı saflığıyla sürdürmüş konuşmasını:
“Valla, ben bu müzede işe başladığımda bu heykelin beş bin yıllık olduğunu söylemişlerdi bana” demiş
“Burada altı yıl, sekiz aydan beri çalıştığıma göre, heykel de altı yıl, sekiz ay daha eskiyip, beş bin altı yıl, sekiz aylık olmuştur, tabii...”
Sabrınızın enginliğine sığınarak ben de size şimdi, dört bin oniki yıl
, iki aylık bir yazı sunmak istiyorum. Geliniz, birlikte okuyalım dört bin oniki yıl, iki aylık bu yazıyı:
“Olup biten
herşey,tüm insanı çileden çıkarıyor. Memleket, baştanbaşa azap içinde kıvranıyor. Her geçen yıl, bir önceki yılı aratıyor.
Ülkede kargaşalık var. Yıkımın eşiğine geldik, dayandık. Adalet, ülkeden kapı dışarı edildi. Tüm hükümet çevrelerinde haksızlık kol geziyor.
Buyruklara aldıran yok.
Memleketin durumu berbat. Ne tarafa baksak, çile çıkıyor karşımıza. Halk, kentlerde de, köylerde de yas içinde.
Millet, yoksulluktan perişan duruma düştü. İnsanlarda ise ne sevgi kaldı, ne saygı kaldı. Huzur sultanları bile ter ter tepiniyorlar.
Her yeni gün doğduğunda, bir gece önce olanları görmemek için başımızı çeviriyoruz.
Olup bitenler insanı çileden çıkarıyor.
Dertler bugün, tümen tümen geliyor. Yarın ise, ızdırapların seli kopup gelecek.
Memleket, baştan başa tedirgin. Buna karşın, ağzını açıp da tek kelime söyleyen yok.
Ortalarda artık masum insan kalmadı.
Herkesin işi gücü fesat. Yürekler yas içinde, tasa içinde kıvranıyor.
Emir verenin de alanın da birbirinden farkı kalmadı artık.
Her ikisinin de dünya umurunda bile değil.
Durumu, her sabah kalkar kalkmaz görüyoruz da, onu düzeltmek için hiçbir çabaya girişmiyoruz.
Miskinlik sinmiş insanların yüzüne. Kimse laf dinlemiyor, laf anlamıyor.
Dinleyip anlayanlar ve hatta kızanlar bile dillerini tutuyorlar.
Yoksullar, zengin karşısında güçsüz kaldılar. Bunu görüp de haykırmamak o kadar acı ki...
Fakat anlayamayanlara dil dökmek hepsinden de daha acı...
İnsan bir kez sesini yükseltmeye görsün. Gerçekleri bilmeyenlerin öfkesi, anında başlıyor. Gerçekle söz arasında hiçbir ilişki kalmadı...”
Bu yazıyı yazan kişinin adı,
Ankhu’dur.
Ankhu, Mısırlı bir din adamıdır.
Zamanımızdan tam dört bin oniki yıl, iki ay önce yazdığı bu yazıda
Ankhu, o günlerdeki
Mısır yöneticilerini ve
Mısır toplumunu eleştirmektedir.
Yazımızın üst katındaki meraklı turistin, büyük bir merakla müze bekçisine sorduğu bir soru vardı ya... Şimdi aynı soruyu, aynı merakla siz de bana sorun:
“Ankhu’nun bu yazısının dört bin yıl önce yazılmış olmasını anlıyoruz da...” deyin ve...
Oniki yıl, iki aylık süreyi nereden icat ettiğimin hesabını sorun benden.
Ki, şu yanıtı verebileyim size:
Dört bin yıl önceki
Mısır yöneticilerinin beceriksizliği ve
Mısır toplumunun karışıklığı ile o günlerden dört bin yıl sonraki
Türk yöneticilerin beceriksizliği ve
Türk toplumunun karışıklığı arasında pek de bir fark olmadığını sergilemek için,
Ankhu’nun bu yazısını, tam oniki yıl, iki ay önce yayınlamıştım.
İlk
Kültür Bakanımız değerli edebiyat adamı
Talat Sait Halman tarafından dilimize çevrilen ve
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları dizisinde yayınlanan
“Eski Mı
sır Şiiri” adlı kitabın
116 ve
117,nci sayfalarında yeralan
Ankhu'nun
bu yazısıyla,
Türkiye’nin
oniki yıl önceki yöneticilerini ve oniki yıl önceki toplum düzenini eleştirmiştik.
Şimdi ise,
"Uluslar ne gibi yöneticiler görmüşler, toplumlar nasıl dönemler geçirmişler dört bin yıl önce” diyerek, bir bugünkü yöneticilerimize bakıyoruz, bir bugünkü toplumumuza bakıyoruz ve...
Ankhu’nun
aynı yazısını, bir tebessümün dudak ucu kıvrıklığıyla okuyoruz.
"Türkiye'nin on iki yıl öncesi” de, en azından
Mısır’ın dört bin yıl öncesi kadar uzağımızda kaldı artık, değil mi?...
Ankhu kimdir?heykelİlk Kültür Bakanıİş Bankası Kültür YayınlarımeraklıMısırtarihi eserturistyöneticiler