Amerika’nın, dünyayı demokratikleştirme hayallerini gerçekleştirmeye henüz kalkışmadığı yıllardı, o yıllar. Krallıkla ya da diktatörlükle yönetilen ülkelerden yükselen seslerin Amerikan kulaklarınca henüz duyulamadığı, aynı ülkelerdeki kimi insan manzaralarının Amerikan gözleri tarafından henüz bugünkü netlikle seçilemediği o yıllarda… Amerika, president’iyle, bakanlarıyla ve hatta halkıyla, demokratik bir ülke ile bir krallık ve bir diktatörlük ülkesi üçlüsünün dostça geçinmelerine […]