Okuyucu mektuplarını okuduğum anlar kendimi hep, okuyucularla sanki bir odada karşılıklı oturuyormuşuz da, birlikte içtenlikli bir söyleşi yapıyormuşuz gibi bir duyguya kaptırıyorum. Onların yazdıklarını okurken, sanki onların konuştuklarını dinliyormuşum gibi geliyor bana. Ve bir anda kendimi, onların ileri sürdükleri görüşlerine kendi görüşümle yanıt verirken buluyorum. Şimdi de öyle oluyor. Bir okuyucum, “En Büyük Siyah Beyaz” […]