İkisini de seviyorum ama, “demokrat” sözcüğünü daha çok seviyorum, “demokrasi” sözcüğünü daha az seviyorum. “Demokrasi”yi hiçbir zaman, “demokrat”ı sevdiğim denli çok sevemedim. Çünkü ben bir Türk’üm… Türkiye’de doğdum, Türkiye’de yetiştirildim ve demokrasiyi Türkiye’de tanıdım. Demokrat ile demokrasinin ortaklaşa kullandıkları yedi harfe bakıp, bu ikiz kardeş benzerliklerini görünce kişi, ikisinin arasında sanki pek bir fark yok […]
Gökyüzüne bir göz atıp, iki saat sonra yağacak yağmurun ıslaklığını sırtımızda ve omuzlarımızda iki saat öncesinden görebiliyor ve… Evden şemsiyemizle çıkmaya karar verebiliyoruz da… Avrupa Topluluğu’na şayet katılabilip, Avrupa ile şayet bir bütün oluşturabildiğimizde, bu bütünlüğün kime yarar, kime zarar getireceğini görebilmeyi bir türlü beceremiyoruz. O nedenle de, hiç değilse “şemsiye” etkinliğinde olsun bir önlem […]
Bugün “akıl almaz” bir olay gibi geliyor kişiye amma… Acı da olsa olay gerçekti. 1963 yılında Türkiye’nin 14 ilinde, Atatürk heykeli yoktu. Gazetem bu eksikli illerin birer Atatürk heykeline kavuşturulmasını mesleksel bir ödev saydı, 1963 yılı ekim ayında, “Atatürk Heykeli Kampanyası” açtı. Ülke çapında içten bir ilgiyle karşılanan bu kampanyaya yurttaşlar, parasal olanaklarının elverdiği ölçüde […]