Menü
Kategoriler
butundunyatemmuz2009
Bir “Başka” Mezuniyet Töreni…
01 Temmuz 2009 2009
Sayıları her yıl artan yapılarının temelinden, çatısına… Boyları her yıl uzayan çam ağaçlarının dikenlerinden, yerleşkenin süsü çiçeklerin renklerine, türlerine değin, Başkent Üniversitesi’nin görünen ve görünmeyen her yerinde, her zaman, ellerinin izi var olan Prof. Haberal, yıllar boyu özenle yetiştirdiği öğrencilerinin bu yıl mezuniyet törenlerinde yoktu. “Arkadaşlarım” dediği öğrencileriyle arasında, demir parmaklık görevi yapan kimi yasalar vardı, bu yıl… Prof. Haberal’ın olamayışı, bir mezuniyet töreninin doğasında var olan sevincin üzerine, bir hüzün bulutunun gölgesini örtüyordu. Törene katılan hemen herkes, yanıtını herkesin merak ettiği, fakat kimsenin bilmediği bir soruyu soruyordu birbirine… “Neden o ‘demir parmaklıkların arkasında’ tutuluyor, Prof. Haberal?” Bu sorunun yanıtını, Prof. Haberal’ın kendi de bilmiyordu. Onu orada tutan kuvvetin temsilcilerinden biri bile, belki de bu nedenle sormuyordu ona üç aydır, orada neden tutulduğunu… Ya kendileri? Onu, yasaların demir parmaklıkları arkasında tutan kuvvetin temsilcileri de mi bilmiyorlardı, bu sorunun yanıtını? Bilselerdi, söylerlerdi elbet… Henüz öğrenmeye çalışıyorlarsa, o zaman onu buralarda neden tutuyorlardı? Bıraksınlar, o da işini yapsın, hastalarına baksın, yarım bıraktığı çalışmalarını tamamlasındı. Tören alanını dolduran beş bine yakın kişinin bu kafa karışıklığı, bir anda yok oluverdi, tüm sorular bir anda yanıtlarını buldu. Prof. Haberal’ın konuşması okunuyordu kürsüde: “Her yıl mezuniyet töreninde verdiğim HESABIMI bu yıl, SUÇSUZLUĞUN “SUÇLULUK” olarak kabul edildiği, başka bir deyişle, devlete hizmetin CEZASIZ kalmayacağını adeta ispat etmeye çalışan zihniyetin İŞGAL ettiği makamlarda, BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ’NE YAKIŞIR şekilde verdim. Çünkü her zaman hedefim ve görevim DEMOKRASİ ve HUKUK KURALLARI içerisinde ülkemi YÜKSELTMEK ve YÜCELTMEK olmuştur.” Onun bu sözlerini dakikalarca ayakta alkışlayan binlerce kişi, kafalarını bulandıran sorunun yanıtını almış, gurur duyuyordu.
Bir Cevap Yazın
*
Menu Title