• 20eylul1992basyazi Bir ninni makinesi…

    Savurganlığa karşı herkesin bir önlem arayışı içinde olduğu şu sıkıntılı gün­lerde, Amerikalı “hayali profesör” Profesör Butts da, uzun çalışmaları sonunda ken­dine özgü bir savurganlık ön­lemi icad etti. Prof. Butts’ın bu icadı sa­yesinde, evinizde açık unuttuğunuz pencereniz, yağmur yağdığında otomatik olarak kapanmakta, dolayısıyla evin içine dolabilecek yağmur sula­rının, döşemeden sızıp, alt ka­ta damlayarak, alt kattaki ki­racının […]


  • 13eylul1992basyazi Salzburg’da üç asırlık kahve…

    Osmanlı Ordusu Viya­na kapılarından geri dönerken, beşyüz çu­val çekirdek kahveyi de orada bıraktı. Kuşatmaya katı­lan askerlerin keyif gereksini­mini karşılamak için taa İstanbul’dan getirilmişti bu kahve­ler. Kimbilir kaç bin çuval kah­veden arta, kalan bu beş yüz çu­valı ordu, İstanbul’ a geri götürmektense Viyana kapılarında bırakmayı daha uygun buldu. Osmanlı askerlerinin iyice uzaklaştıklarından emin olduktan sonra Avusturyalılar, […]


  • Gönül’ü Ağlatan Sevgili!

    İşte bu kader cilvele­rinden biri sonucu Maruf, en az Beyrut’taolduğu kadar, bir anda İstanbul’dada maruf oluverdi. Büyük bir hızla önce İstan­bul sosyetesince maruf oldu, daha sonra İstanbul basınınca maruf oldu, daha daha sonra da, İstanbul polisince maruf oldu, Maruf. Omuzuna sanki Zati Sungur’unsihirli değneği değdiril­miş gibi Maruf’un, yedi tepeli İstanbul’un en tepedeki bu üç tepesince […]


  • 6eylul1992basyazi Aman dikkat ucuzluk var!

    Hemen hemen tümümüzün çocukluk yaşamında,  yaşamımızın o yıllardaki bölümcüğünü etkileyen tılsımlı cümleler ol­muştur. Kırk Haramiler’in “Açıl Su­sam, Açıl” parolasının tılsımı, hatırladınız mı, kayadan yapıl­mış ne kapıları açardı… Sonra, “Kapan Susam, Ka­pan” parolası gösterirdi tılsımı­nı ve… İşlem tamam olurdu. Beyin kıvrımlarınızın kimbilir hangi virajının dibinde sıkışmış kalmış tılsımlı, etkin ve güçlü bambaşka bir cümle daha hatırlatabilirim […]


  • 30agustos1992basyazi Bir boşvermişlik öyküsü…

    Bir kurtuluş zaferinin, her yıl yenilenerek yi­nelenen coşkularla kutlandığı bir bayram gününde size, Nezahat Onbaşı’yı tanıt­mak istiyorum. Nezahat Onbaşı, Kurtuluş Savaşı’ mızın komutanlarından Albay Hafız Halit Bey’in sekiz yaşındaki kızıdır. Annesini kaybettiği o yıl Nezahat’ın elinden babası tutmuş ve götürebileceği başka bir yeri ve kimsesi olmadığı için onu, an­cak kendi gidebildiği yere, cep­heye götürebilmiştir. Nezahat, […]


YASAL UYARI: Bu sitede yer alan tüm içerik, METE AKYOL'a aittir. METE AKYOL'un yazılı izni olmadan, bu içeriğin kopyalanması, imzalı veya imzasız kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Menu Title