Kapağımızdaki duyurumuz, size bir müjdemizdir. “Mustafa Kemal Atatürk’ün Görmediğimiz Fotoğrafları” duyurusunun anlamı aslında, “Bu sayımızda size, Atatürk’ün bugüne değin görmediğimiz fotoğraflarını sunuyoruz” müjdesidir, çünkü… Sayfalarımızı çevirdikçe Atatürk’ü, deniz kenarındaki bir çay bahçesinde, sırtına aldığı paltosunu deniz rüzgarına siper etmiş, önce çayını beklerken, sonra da garsonun tepsisinden çayını alırken göreceksiniz. Bir fotoğrafında onu, kayıkçıdan emanet […]
Gazetecilik ödülleri arasında öylesine mesleksel anlamlı ve kişiye özel bir ödül türü vardır ki, gazete okuyucusu da, televizyon seyircisi de bu ödülün kimin tarafından, ne nedenle ve kime verildiğini duymaz. Aslında, böylesi anlamlı ve özel bir ödül kazandığını, o ödülü kazanan gazeteci de duymaz. Fakat o, bunu duyumsar. Çünkü kazandığı ödülün, bir önceki görevinde […]
Kapağımızdaki ve yukarıdaki “Adayımız yine Ata’mız” başlığımız, yalnızca gönlümüzün isteğini değil, aklımızın yargısını da açıklamaktadır. Cumhurbaşkanlığı seçimi için adayların açıklanacağı bu ayın ortalarını beklemeden biz şimdiden, ayın ilk günlerinde, gönlümüzün isteğiyle birlikte, aklımızın yargısını da açıklıyoruz: “Adayımız yine Ata’mız” diyoruz. Adı ister Ahmet, ister Mehmet olsun; ister Mustafa, ister Hasan, ister Hüseyin olsun… Boyu […]
Biri dışında sözlerinin tümünü bir kez değil de, keşke bin kez, onbin kez, onyüz bin kez söyleseydi de… O birini keşke hiç söylemeseydi Mustafa Kemal Atatürk. Hangi sözünü keşke hiç söylemeseydi, onu da söyleyeyim mi? Hani birgün, bir yabancı konuğuna ziyafet veriyormuş da… Heyecandan mı, yoksa sakarlıktan mı bilinmez, garsonlardan birinin ayağı halının kenarına takılmış […]