Bugün canım yazı yazmak istemiyor da, onun için tembellik yapıyorum, onun için eski yazılarımdan bir ikisini yıllar sonra şimdi bir kez daha yineliyorum değil… Onsekiz, ondokuz yıl önce, bir gazetecilik görevinin sorumluluk duygusunu bile gerilerde bırakabilecek denli içtenlikli bir inançla adım adım dolaştığım Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da tanıdığım kişileri ve onların içim sızlayarak gözlemlediğim durumlarını […]
Doğu ve Güneydoğu sınır boylarımızın sadece görüntüleri değil, öyküleri de değişti, yavaştan yavaştan… Onlar da mı zamana uydular, ne?.. Onlar da insanın göğsünü pek kabartamaz oldular, yüzünü pek güldüremez oldular, insanın keyfine pek keyif katamaz oldular… Bir köyden ötekine giden çağın “çerçi”si gezici satıcıların başlarında toplanıp, güle söyleye pazarlık yapan kadınlar toplulukları pek […]
“Çaresi hemen bulunmazsa insanı bir hafta on gün içinde mutlaka öldüren amansız bir hastalık” bir köyden öteki köye sıçrıyor, Adapazarı’nın tüm köylerinin üzerinde dehşet bulutları oluşturuyordu. Koyunağılı Köyü’nden Nezihe Başol kendini bir an önce Adapazarı’na atabilmiş. “Allah’ın sevgili kulu olduğu için” Devlet Hastanesi’nde boş bir yatak bulabilmiş ve… Bıçak altına yatma cesareti gösterip, bu […]