• 21kasim1993evvelzaman1 Refik Paşa Amca ve sürprizin böylesi…

    Hemen hiçbir köşe yazarı, yazılarının belirli bir başlık altında yayınlandığı o ilk günlerinin mutluluğunu yalnız başına yaşayamamıştır. Yakını bir politikacı, ya­kını olduğu gazetecinin ar­tık, kendine özgü bir başlık altında yazı yazmaya başla­dığını görünce, onun o kö­şesini, kendi siyasal görüş­lerini rahatça açıklayabile­ceği bir hoparlör gibi görmüştür ve… O hoparlörden zaman zaman bo­rusunu öttürebileceğinin inancıyla, yakını gazetecinin […]


  • 9agustos1992basyazi Demokrasi, Sevgilim…

    İkisini de seviyo­rum ama, “demok­rat” sözcüğünü da­ha çok seviyorum, “demokrasi” sözcüğünü daha az sevi­yorum. “Demokrasi”yi hiçbir za­man, “demokrat”ı sevdiğim denli çok sevemedim. Çünkü ben bir Türk’üm… Türkiye’de doğdum, Türki­ye’de yetiştirildim ve demok­rasiyi Türkiye’de tanıdım. Demokrat ile demokrasi­nin ortaklaşa kullandıkları ye­di harfe bakıp, bu ikiz kardeş benzerliklerini görünce kişi, ikisinin arasında sanki pek bir fark yok […]


  • 19nisan1992basyazi Satılık caka var…

    İNCiR de değildir, üzüm de değildir… Fındık, fıstık, tütün, pamuk da değildir… Türkiye’de en çok üretilen ürün, “caka”dır. Çünkü en kolay onu ürete­biliyoruz. Sadece en çok ürettiğimiz değil… Ülkede en çok satılan ürünümüzdür de caka. Üretimi kadar, cakanın satı­şı da kolaydır çünkü. Caka satmanın özel bir yeri ve özel bir zamanı yoktur. Ülke­nin her yerinde […]


  • 24kasim1991evvelzamanicinde Kim kazanıyor bu seçimleri gerçekte?

    Politikada hiç kim­senin, hiç kimseye “Oooo… Sen neymişsin be abi” di­yerek takdir duy­gularını belirtmesi hem düşünülemez bir olaydır. Olmazlık derecesi böylesine yüksek olduğu için de hiçbir partili, böylesi bir siyasal güzelliği do­ğal bir davranışla, başka parti­liden beklemez. Ve hakettiğine inandığı tak­diri başka bir partiliden alamayacağını bilmesinden ötürü de bu takdirini kendi kendine yapmaktan da çekinmez. […]


  • 3kasim1991basyazi Demokrasi kızımız yeni yüzyıla girerken

      Arkadaşım, kara kara düşünüyordu. O kara karanlıkla kükredi: “Tabii böyle rahat olursun” dedi. “Senin de kızın olsaydı, o zaman görürdüm se­ni… Bakalım böyle gülebilir miydin o zaman, keyifli keyifli?…” Aslında keyifli keyifli filan gül­düğüm yoktu. Sinirim tutmuştu, sinirimden gülüyordum durup durup. Arkadaşım, her boşaltmasın­dan sonra yeniden oluşup, kaba­ran öfkesini yine boşalttı: “Belirli bir dönemi […]


YASAL UYARI: Bu sitede yer alan tüm içerik, METE AKYOL'a aittir. METE AKYOL'un yazılı izni olmadan, bu içeriğin kopyalanması, imzalı veya imzasız kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Menu Title