• 1kasim1992basyazi “Sayım Suyum Yok” mu?…

    Çocukluğumuzda kimimiz evcilik oyna­dık, kimimiz kovboyculuk oynadık. Büyüdüğümüzde ise, ne olup bittiğinin farkı­na varamadan işe gü­ce daldık, oyun oynamaya za­man bulamadık. Koca koca adamlar, zarif zarif hanımlar olduğunuza aldırmaz­sanız eğer… Var mısınız şimdi burada be­nimle bir oyun oynamaya? Mesela, “kandırmaca” oyna­yabiliriz. Kurallarını bilmiyorsa­nız, korkmayın… O kadar kolay ki öğrenmesi… İnsan bir kez öğ­rendikten sonra da, […]


  • 25ekim1992basyazi Şişli Etfal ve… Tıfıllıkları

    Sultan Abdülhamit, üst üste iki evlad acısı görmüş bir padişahtır. Çok sevdiği kızı Ülviye Sultan’ ın ölüm acısını henüz dindirememişti ki, bu kez de, se­kiz aylık kızı Hatice Sultan’ ın ölümüyle, yepyeni bir acıya gö­müldü. Sarayda görevli tüm doktor­lar ile İstanbul’da bulunan tüm doktorlar, Hatice Sultan’ ın has­talığına bir çare bulabilmek şöy­le dursun, küçük sultanın […]


  • 18ekim1992basyazi Garsonlar ve… Uşaklar…

    Biri dışında sözleri­nin tümünü bir kez değil de, keşke bin kez, onbin kez, on­yüz bin kez söyle­seydi de… O birini keşke hiç söylemeseydi Mustafa Ke­mal Atatürk. Hangi sözünü keşke hiç söylemeseydi, onu da söyleye­yim mi? Hani birgün, bir yabancı konuğuna ziyafet veriyormuş da… Heyecandan mı, yoksa sa­karlıktan mı bilinmez, garson­lardan birinin ayağı halının kenarına takılmış […]


  • 11ekim1992basyazi Malları bozmayalım, abiler, ablalar…

    Anlatacağım fıkrayı biliyorsanız, beni bağışlayın lütfen. Bilmiyorsanız eğer, hem bir tatil günü fıkrası niyetine okumuş olun, hem de, okuduktan sonra, siz de fıkra dağarcığınıza atıverin ki… Siz de işe yarayıvereceği yerde ve zamanda dağarcığınızdan çıkarabilesiniz, siz de aynı fıkrayı yerinde ve zama­nında kullanabilesiniz. Fıkramızın başrolünde bir kekeme kişi var, bir de, papa­ğan dükkanı sahibi bir […]


  • 4ekim1992basyazi Sizin de haberiniz olsun…

    Tohumu Ankara’da atılan, Ankara’da ye­şeren, Ankara’da başveren… Fidesi, filizi, gövdesi Ankara’da gelişen, Ankara’da büyüyen… Kökleri Ankara topraklarında derinleşen, kolları İstanbul’da uzayan dostluklarımdan biri de, Hıncal Uluç’la aramdaki dostluğumdur. Sadece bir dostluğun keyfini değil, bir mesleğin tutkusunu da ortaklaştığım Hıncal Uluç’la aramda bir de, hiçbir zaman or­tak bir noktasını bulamadığımız ilginç bir konumuz da vardır. Söliiim […]


YASAL UYARI: Bu sitede yer alan tüm içerik, METE AKYOL'a aittir. METE AKYOL'un yazılı izni olmadan, bu içeriğin kopyalanması, imzalı veya imzasız kullanılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Menu Title